KARALAR İNŞAAT 2
Fatih Demirel
Köşe Yazarı
Fatih Demirel
 

2026 için açıklanan asgari ücret, emekçiye refah değil sabır vaat ediyor.

Çalar saat değil, geçim derdi uyandırıyor insanı. 2026 yılı için belirlenen asgari ücret henüz cebe girmeden, çoktan paylaşılmış durumda: Kiranın payı belli, faturaların payı belli, mutfağın payı ise her ay biraz daha küçülüyor. Soruyorum: Bir insan sadece çalışarak neden geçinemez hâle gelir? Bugün asgari ücret, “yaşamak” için değil, hayatta kalmak için belirleniyor. İşçi artık plan yapamıyor, hayal kuramıyor. Tatil bir lüks, kültür bir hayal, birikim ise masal oldu. Maaş daha yatmadan borçlara yazılıyor. Bir başka soru: Çalışan neden yoksullaşır? Çünkü ücret artışı, enflasyonun gerisinde bırakılıyor. Çünkü vergi adaleti yok. Çünkü gıda, kira ve enerji fiyatları denetlenmiyor. Çünkü emeğin değeri, rakamlarla değil, söylemlerle ölçülüyor. Oysa işçi söylemle değil, ekmekle yaşar. 2026 asgari ücreti bize şunu söylüyor: “Dayanın.” Ama biz şunu söylüyoruz: Bu ülkenin emekçisi dayanmak için değil, insanca yaşamak için çalışır. Asgari ücret bir pazarlık sonucu değil, bir yaşam standardının ifadesi olmalıdır. Çocuğunun beslenmesini düşünen babanın, okul masrafını hesaplayan annenin, ay sonunu beklerken uykusu kaçan milyonların gerçeği görülmeden yapılan her hesap eksiktir. Son bir soru: Bu düzen değişir mi? Değişir. Emeğin sesi yükselirse değişir. İşçi susmazsa, sendikalar masada değil sahada olursa değişir. Alın teri gerçekten değer görürse değişir. Biz bu köşede rakamları değil, hayatları yazıyoruz. Ve hayatlar şunu söylüyor: 2026 asgari ücreti bir artış değil, açık bir geçim savaşıdır.
Ekleme Tarihi: 25 Aralık 2025 -Perşembe

2026 için açıklanan asgari ücret, emekçiye refah değil sabır vaat ediyor.

Çalar saat değil, geçim derdi uyandırıyor insanı.
2026 yılı için belirlenen asgari ücret henüz cebe girmeden, çoktan paylaşılmış durumda: Kiranın payı belli, faturaların payı belli, mutfağın payı ise her ay biraz daha küçülüyor.
Soruyorum:
Bir insan sadece çalışarak neden geçinemez hâle gelir?
Bugün asgari ücret, “yaşamak” için değil, hayatta kalmak için belirleniyor. İşçi artık plan yapamıyor, hayal kuramıyor. Tatil bir lüks, kültür bir hayal, birikim ise masal oldu. Maaş daha yatmadan borçlara yazılıyor.
Bir başka soru:
Çalışan neden yoksullaşır?
Çünkü ücret artışı, enflasyonun gerisinde bırakılıyor. Çünkü vergi adaleti yok. Çünkü gıda, kira ve enerji fiyatları denetlenmiyor. Çünkü emeğin değeri, rakamlarla değil, söylemlerle ölçülüyor. Oysa işçi söylemle değil, ekmekle yaşar.
2026 asgari ücreti bize şunu söylüyor:
“Dayanın.”
Ama biz şunu söylüyoruz:
Bu ülkenin emekçisi dayanmak için değil, insanca yaşamak için çalışır.
Asgari ücret bir pazarlık sonucu değil, bir yaşam standardının ifadesi olmalıdır. Çocuğunun beslenmesini düşünen babanın, okul masrafını hesaplayan annenin, ay sonunu beklerken uykusu kaçan milyonların gerçeği görülmeden yapılan her hesap eksiktir.
Son bir soru:
Bu düzen değişir mi?
Değişir.
Emeğin sesi yükselirse değişir.
İşçi susmazsa, sendikalar masada değil sahada olursa değişir.
Alın teri gerçekten değer görürse değişir.
Biz bu köşede rakamları değil, hayatları yazıyoruz.
Ve hayatlar şunu söylüyor:
2026 asgari ücreti bir artış değil, açık bir geçim savaşıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve tarafsizhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.